Viktorya Dönemi’nde Binlerce Kadının Ölümüne Sebep Olan Enteresan Katil: Çemberli Etek

Moda dünyası tarihindeki en tehlikeli trendlerden biri olan çemberli etekler, artık sadece stil ikonlarına ait bir fenomen değil, aynı zamanda binlerce kadının hayatını kaybetmesine neden olan bir korku hikayesi. Bu zarif görünümlü etekler, dönemin en gözde giysileri arasında yer alıyordu ama beraberinde getirdiği ölümcül tehlikelerle de tarihe damgasını vurdu.

Gelin, binlerce kadının ölümüne sebep olan çemberli eteğin detaylarını birlikte keşfedelim.?

Kaynak: 1, 2

1871 yılının Cadılar Bayramı’nda ünlü yazar, şair ve oyun yazarı Oscar Wilde’ın kız kardeşleri Emily ve Mary, İrlanda’da bir baloya katılırlar.

Gecenin sonlarına doğru, ev sahibi Andrew Nicholl Reid ile son valslerden birini yaparken şömineye fazla yaklaşan Emily’nin etekleri alev alır. Reid, alevleri söndürmeye çalışırken yardıma koşan Mary’nin de etekleri tutuşur ve her iki genç kız da birkaç gün içinde hayatını kaybeder.

Wilde kardeşlerin giydiği çemberli etekler, o dönemin en popüler ve aynı zamanda en tehlikeli giysilerinden biriydi.

Çemberli etek, 18. yüzyılın iç eteğinin 19. yüzyılda yeniden doğuşuydu.

Yapımında metal, balina kemiği, at kılı, hasır, ahşap ve şişirilebilen lastik gibi malzemeler kullanılıyordu.

Çember etekler o kadar popülerdi ki 1856 yılında İngiltere, çelik halkalarla yapılan kafesli çember eteğin patentini aldıktan sadece bir yıl sonra, bunların yapımında kullanılmak üzere 40 bin ton İsveç çeliği ithal etti.

Bu moda, bazıları tarafından şiddetle eleştiriliyordu.

Florence Nightingale, çember eteğini ‘absürt ve iğrenç bir kostüm’ olarak nitelendirerek yetkililerden bu eteğin kaç kadının ölümüne yol açtığını açıklamasını talep etmişti ancak bu talep, eteğe olan ilgiyi azaltmamıştı.

Bu elbiselerin ne kadar cana mal olduğunu belirlemek ise güçtür.

Güvenilir verilere ulaşmak zordur ancak en çok alıntılanan rakamlara göre, 1850’lerden itibaren İngiltere’de çember eteğin en popüler olduğu 10 yıl içinde yaklaşık 3 bin kadının yanarak öldüğü tahmin edilmektedir.

Tarihçi Helene Roberts gibi bazıları, bu giysiyi “kadının bir tür zarif köle gibi davranmasını sağlayan” bir kıyafet olarak görmekteydi.

Ancak ortaya çıktığı yıllarda bazı yazarlar bunu özgürleştirici olarak tanımlamıştı.

Çember etekler, eski giysilere kıyasla kadınlara daha hareketli ve havadar hissetme imkanı sunuyordu.

Ayrıca oluşturdukları mesafe ile istenmeyen fiziksel temasları ve tacizi de engelliyor, hamilelikten kaçakçılığa kadar istediklerini gizleme ya da gösterme bakımından daha çok imkan sunuyordu. Bu giysinin bütün sosyal sınıflardan, hatta yakın zamanda kölelikten kurtulmuş olan kadınlar tarafından kullanılması, toplumsal eşitlik mücadelesinin somut bir kanıtı gibi görülmüştü.

1869 yılında halen kullanılmakta olan bu modelin şekli ve boyutları değişmeye başlayınca, “Çember eteği kim öldürdü?” başlıklı bir makale yayınlandı.

Bu makaleye göre çember eteğin sağduyu tarafından saf dışı edildiği belirtiliyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x